Damarlar tıkanmaya çocuklukta başlar         
        

Tüm dünyada en fazla ölüme neden olan hastalıkların başında kalp ve damar hastalıkları geliyor. Kalp ve damar hastalıklarına yakalanmamak için öncelikle kanımızdaki kolesterol oranını kontrol altında tutmamız gerek.  

Kolesterol sözcüğünü dilimizden hiç düşürmesek de, onun hakkında aşağı yukarı bir fikir sahibi olsak da, kanımızda dolaşan büyük tehlikenin tam olarak bilincine vardığımızı söyleyemeyiz. Amerikalı sağlık yazarı Robert E. Kowalski de, işte bu yüzden yıllardan beri kolesterol konusunda incelemeler yapıyor. Kendisi genç yaşta iki kez bypass ameliyatı geçirdiği için kolesterole karşı savaş açmayı amaç edinmiş. Kolesterol ile ilgili araştırmaları içeren kitaplar yazmış. Bugün bazı bölümlerini yayınlamaya başladığımız son kitabı da tıptaki yeni gelişmelerin ışığında hazırlanmış. Özetini yayınlayacağımız bu kitap bir doktorun ürünü değil, yetkili bir tıp otoritesinin önerilerini kapsayan bir eser... .  

Şimdi hayalinizde şöyle bir tablo canlandırın: Kırk bir yaşındasınız. Daha okul çağına gelmemiş iki çocuğunuz var. Mutlu yuvanızda huzur içinde yaşıyorsunuz. Ve birden doktorunuz size kalp damarlarınızdaki tıkanma nedeniyle ameliyat edilmeniz gerektiğini ve de bu ameliyatın hayati tehlike taşıdığını söylüyor. Eğer ameliyat olmak istemezseniz, ölmeniz kaçınılmaz. Gözlerinizin önünde eşinizi ve o her şeyden habersiz çocuklarınızı canlandırıyorsunuz. Bu felaketin neden başınıza geldiğini anlamanız imkansız.  

Ben bu sahneyi hayal etmedim, bizzat yaşadım. Kanımdaki kolesterol oranının çok yüksek olmasının beni ölümle yüzyüze getirdiğini biliyordum. Ve işte o dakikadan itibaren kendimi bu ölümcül düşmanla savaşmaya adadım. ERKEN ÖNLEM ALIN  
Tıp çevrelerinde kalp hastalıkları polijenik olarak nitelendirilir. Yani bu hastalıkların pekçok nedeni vardır. Genetik özelliklerden tutun da yaşam biçimine ve alışkanlıklara kadar birbirinden çok farklı düzineyle neden sıralanabilir. Bugün Batı dünyasında koroner kalp hastalıkları bir numaralı ölüm nedeni olduğu biliniyor. Hastalığın nedenlerinin saptanması, korunmayı bir ölçüde kolaylaştırıyor. Damarlar, küçük yaşlarda çok yavaş bir tempoyla tıkanmaya başlayabilir. İlk gençlik yıllarında ise damarlardaki tıkanma farkedilecek duruma gelir. Bu arada kalp hastalığından korunmak için önlem almanın yaşının olmadığını hatırlatalım. Kalp krizi geçirmiş kişilerin bypass ameliyatı olduktan sonra da kendilerini yeni bir krizden korumak için harekete geçmeleri gerekir. Kalp hastalığından korunmaya ne kadar erken başlarsanız, risk faktörü de o kadar azalır.  

SAVAŞ BAŞLIYOR  
İsveç'te dünyaca tanınmış kalp uzmanı Dr. Lars Wilhelmsmen, kalp krizlerinin yüzde 90'ının kandaki kolesterol miktarının çok fazla olmasından kaynaklandığını belirtiyor. Damarları tıkayan plakaların oluşmasını kolesterol sağlıyor. Kolesterol suda erimeyen balmumsu sarı bir madde. Bu madde tek başına kanın içinde yüzemez. Lipoprotein adı verilen yağlı bir madde kolesterol ile birleşip onun kanın içinde dolaşmasını sağlar. Şimdi iyice düşünün ve kararınızı verin. Kanınızdaki kolesterol oranını düşürmeye çalışmak için kalp krizi geçirmeyi ve de bypass ameliyatı olmayı beklemeniz mi doğru, yoksa baştan tedbirli davranıp bu tehlikelerden uzak kalmanız mı? Kalp hastalıklarının büyük ölçüde önlenebildiği bir devirde yaşıyoruz. Eğer yaşam biçiminizle ilgili doğru kararları verebilirseniz, tehlike unsurlarından kurtulmak için gerekli adımları atarsanız ve doktorunuzun her isteğini harfi harfine yerine getirirseniz, savaşı kazanırsınız. Atılacak ilk adım savaşmayı gerçekten göze almaktır. Şöyle bir düşünün bakalım. Hayatınızı korumayı neden istiyorsunuz? Herkesin hayatını tehlikelerden koruması için pek çok neden vardır. Siz de kendi listenizi yapın.
KOLESTEROLE KARŞI NASIL BİR DİYET UYGULAMALI  
Kırmızı etle ilgili iddialara kulak asmayın. Bu diyetin tek negatif kuralı zengin doymuş yağ içeren besinlerin yasaklanması (tam yağlı süt ve süt ürünleri, yağı alınmamış et). Bir de hazır satılan kurabiyeler, kraker ve kızartılmış hazır yiyeceklerden vazgeçmek zorundasınız. Sağlıklı katı ve sıvı yağları rahatça kullanabilirsiniz. Fakat vücut ağırlığınızı dengede tutmak için kalori hesabını da göz ardı etmeyin. Zeytinyağı, her çeşit kuru yemiş, zeytin ve doğal sıvı yağlarla yapılmış yiyecekleri afiyetle tüketebilirsiniz. Haftada iki kez sofranızda balık bulundurun. Özellikle yağlı balıkları tercih edin. Her gün bol miktarda meyve ve sebze yemeyi alışkanlık haline getirin. Günde en az beş kez meyve ve sebze yemekle işe başlayın. Beyaz ekmek, pirinç ve makarnayı ölçülü tutun. Kırmızı et hakkında ortaya atılan modası geçmiş iddiaları sakın dikkate almayın. Kırmızı et türlerinin çoğunun besin değeri yüksektir ve içerdikleri yağ da şaşılacak kadar azdır. Bol bol sıvı için. Alkollü içeceklerden hoşlanıyorsanız, asla aşırıya kaçmamalısınız. Erkekler için günde 2 kadeh, kadınlar için de günde 1 kadeh alkollü içki öneriliyor.  

        
        
18.05.2006
        



Kapat